Anasının kuzusu

_DSC4258Siz bebeği nasıl severdiniz?
Hayır hayır çayınızı nasıl içerdiniz gibi bir soru değil bu. Bir bebeği severken neler söylersiniz? Bugüne kadar sevdiğim bebeklere ” aman ne tatlı“, “yavruuumm ellere bak“, kolunu ısırarak ” sana saat yapayım mı?” (ne acımasızca dimi) gibi sözler söylerdim. Otobüste mızırdayan bebekle karşılaşırsam anahtarlığımı falan gösterirdim ilgisini dağıtmak için. Bunun benzerini bugün yaşadım.

Çağan’la dışarı çıktık, babaaa dönüş yolunda bizi yol üzerinden alacak ve eve gelecektik. Çağan bebek arabasında oturmak istemedi. Ben o anda telefonda babaaa’ya nerede olduğumuzu tarif etmek zorunda olduğumdan ilgilenemedim. Sonra genç bir kız elindeki cep telefonunu Çağan’a göstererek onu güldürmeye çalıştı. Tabii Çağan tüm köftehorluğuyla ilk önce kızı izledi. Şirinlikler yaptı. Sonra cep telefonundaki kedi duş almaya başlayınca “bir dakka bu bizim parktaki mırnav değil mi?” diye dikkat kesildi. Ben konuşmamı bitirdimde genç kız Çağan’la konuşuyordu. “Nasılsın, çok mu sıkıldın oturmaktan, annenin şimdilik işi var seni kaldıracakmış buradan” diye. Çok nazikti gerçekten.

Bir defasında Çağan’la parkta gezintiye çıkmıştık. Bir bankta yaşlıca bir teyze vardı. Bana doğru seslenip Çağan’ı ona götürmemi istedi. Belli ki torunu yerine koymuştu. Bende Çağanı’ı ona bıraktım. Sarıldı. Kokladı. “oğlan dimi” dedi. “Evet” dedim. Bebekken kaybettiği oğlunu andı. “Aman” dedi “boncuk tak nerde boncuğu“. “Yok takmadım bugün “dedim. Halbuki hiç takmadım. Bana vermeden önce Çağan’a bakıp “gadanı alayım senin” dedi. O anda ne demek istediğini anlamadım. Ama ne dedin diye de soramadım. Vedalaştık. Eve gelince araştırdım nedir diye. İç anadoluda “derdin, tasan bana gelsin” anlamında kullanılırmış. Ne kadar güzel değil mi? Bir bebeği böyle sevmek dua gibi.

Çağan her bebek gibi doğduktan sonraki 2 hafta gözünü açmadan uyudu. Tam 20. gün gaz sancıları şiddetlendi ve sonraki günlerde gündüz uykusu nedir pek bilmedi. Uykusu ve gazı olduğu için sürekli ağlayan bir bebekti. 40 uçurmasında babaannesi, büyükbabası ve halasını ziyarete gitmiştik. 40 milat sayılır ya kesinlikle bizim için öyle oldu. Çağan’ın gaz problemi tavan yapmıştı. Susmamacasına ağlıyordu. Sürekli gaz masajı yapıp sıcak suya yatırmaya onu rahatlatmaya çalışıyorduk. Çağan’ı uyutmaya giderken ev ahalisine iyi geceler seramonisi yapıyorduk. Babaannesi Çağan’ı ellerinden tutup “uykularım senin olsun” diye uğurluyordu. Bugün bile Çağan uyuyor dediğimde söyler. İçimi huzur kaplar. Çağan’ın daha güzel bir uyku alacağına inanırım.

Bide böyle pat pat sevmek vardır. Döndürürsün poposuna vurursun, sarsarsın biraz. Çok keyiflidir. Kimi çocuklar korkar ama Çağan bayılıyor hırpalanmaya. Güreşir misali oynamak mesela bayılıyoruz. Yorulunca başını karnıma doğru dayayıp dinlenir. Nasıl seversen sev, kesinlikle bebekler sevildiğini çok iyi anlıyorlar.

Hazır elimin altında bir bebek varken gidip seveyim. Ana kuzusu bunlar kuzuuu…