Özgürlük gibi birşey

 

_DSC5252Çocuk çok tatlı bişey. İnsanın hayatını altüst ediyor. “Aman allahım ne yaptım ben” diyorsun. İnsan elleriyle hayatını ancak bu kadar değiştirebilir. Çağan’dan önce sabah çık evden akşam gel. Çekilir şey değilmiş gez gez ayaklarına kara sular iniyor insanın. Aylar öncesinden program yapılıp yollara düşülür mü hiç yahu ama bakın artık özgürüz. Sabahtan akşama kadar yemek yemeyi unutarak fotoğraf çekmelere son. Şimdi misler gibi kendin yap kendin ye. Hatta özene bezene sebze çorbası yap beğenmezse paşazade baştan yaparsın.

Geceden kalkıp gittiğin kuş gözlemleri mesela “napıyonuz yani” diye sorarlardı. Anlatmaya çalışırdık. ” Eee işte kuş var bizde onu gözlüyoruz nasıl ötüyor, nasıl uçuyor”. Birde elinde dürbün olunca gözlüyoruz demek bir garip dururdu. Bu kış “kutup martısı” geldi Türkiye’ye. “Amaağğn” dedim. “O gelsin gözlesin” beni. Çağan’a pantolonunu giydirebilmek için nasıl şakıyorum.
Pazar günleri her yer kalabalık olur evde oturalım derdik. Öğlene kadar kahvaltı ve gazete keyfi yapılırdı. Öğleden sonra patlamış mısır ve film zamanı. O mısırlar kuru kuru midene batardı. Şimdi hayatımın filmini çekiyorum. Gülme garantili.
Yaz geldiğinde deniz-kum-güneş aramazdım. Yaza zaten bronz bir tenle girerdim. Bilenler bilir rüzgar ve soğuk güneş gibi yakar kavurur. Beyaz bir cildim olduğundan anında etkilenirdim. Çocukla o rüzgara, soğuğa çıkamazsın artık burnumun ucu bile doğal renginde.
Çocuk kesinlikle özgürlüktür. Hiçbir plan yok, kesinlik yok. Hayatı akışına bırakıyorsun. Dışarımı çıkacaksın evden çıkış saatini asla belirlemek zorunda değilsin çünkü tutmuyor. Tam kapıdan çıkıcaksın bir koku gelir burnuna buram buram. Bildin. O bez değişecek. Tam yola çıkarsın birşey unutulmuştur. 5 km yoldan ne döndürebilirdi seni diş kaşıyıcısından başka. Geri dönüp almak büyük özgürlüktür.