Şubat düş yakamdan

_DSF9468

Ne yani buda adından sözettirmenin başka yolu mu Şubat? Hepi topu 28 gün çekiyorsun ama hala yarısına gelemedik. Zaman geçmesin isteyen beni bile daralttın yahu.

Önceleri dizde ufak bir ağrıyla başladı. Sabahları böyle yoklar gibiydi, öğlene kalmıyordu. Sonra şiddeti biraz arttı süresi de uzadı haliyle. Sonra bir sabah kalp deli çarpmaya başladı ” bu daha başlangıç mücadeleye devam” naraları atarak. Titreme hissediyordum ama ateşim çıkmıyordu. Hayret. Ayol nesi hayret hastanede anladım ki Çağan’a aldığımız ve ne güzel ki Çağan’a hiç kullanmaya fırsatımızın olmadığı termometremizin 2,5 derece kadar eksik ölçtüğünü öğrendim. Ölçüyorum ölçüyorum ne güzel 36-36,5 babaaa gelince yanıyorsun kalk hastaneye gidelim dedi ölçtüklerinde 38,6 ateşim olduğunu ve nabzımın 144 diye attığını öğrendim. Birden konunun ilerisine atladım, bu gece 1 deki olaydı. hemen o gunun sabahına geri dönüyorum.

Anneme “dizimde ağrı var, nabzım yüksek bundan dolayı halsizim kıpırdayamıyorum ve ateşim var kendim neyse de Çağana bakamıcim galiba” dedim. Atladı geldi. Bugüne dek hastalandığımda annemin yanına ben gitmiştim. Despot bir hemşire kimliğinin olması yanında hasta insana ” canın ne çekiyor ne yemek yapayım sana” diye sorulması büyük lütuftur ve annem bu cümleyi öyle şefkatli kurarki iyileşiverirsin. Küçüklüğümüzde “annem çubuk kraker alayımmı sana iyileşecekmisin” diye sorardı. Evet çubuk kraker yer iyileşirdik. Artık nasıl bir nesne haline getirmişsek biz bazen kremalı mantar çorbası isterdik : ) bildiğin hazır çorba. Çok özeniyorduk demek. Hazır gıda yenmezdi ki evimizde. Bende o alışkanlıkla öğrenciliğimde dahi hazır çorba alayım da yapayım düşüncesi hiç taşımadım. Dağıldı dur. Heh anneme giderdim. Sonra ilk olarak doğum sonrası annem bize geldi. Annem koca yavrusuna, ben de minik yavruma bakıyordum. Bir hafta sonra anneannem rahatsızlanmıştı. Elbette onada çocukları bakacaktı. Anneme seçme fırsatı vermedim. Madem ki biz artık Çağan’la birlikteyiz birbirimize bakmaya alışacağız dedik. Zaten hiçbirşey bilmesen bile ki benim bebek bakımıyla zerre kadar bilgim yoktu herşey iç güdüsel. Annelik kod gibi dna mıza yazılmış doğumdan bu yana ben baktım Çağan’a. Ne güzel ki hastalıkta geçirmedik, kazada. Benim bir iki rüzgar yiyip kusmalarım haricinde bugüne dek birbirimize bakabilmiştik. Ama bugün yapamıcam anne dedim. Gel torunun yolunu gözler. Çağan’ı anneme teslim edip önce ablamla yakınımızdaki bir devlet hastanesine gittik. Yapılacak tahliller belli rica ettim doktora. örnekler alındı, ekg, ateş derken işimiz bitti 2 saat sonra sonuçları alabilecektik. Eve gelip Çağanı uyutmak iyi fikir gibi gelmişti. Onu uyuturken bende uyumuşum saat olmuş gece 21:00. Ablamı arayıp “uyandım” dedim ve hastaneye vardık. Ama hastanede nasıl bir kalabalık. Herkes mi bu akşam hasta olmuş diye düşünürken etrafımızda sadece erkeklerin olduğunu ve onlarında sağlıklı göründüğünü farkettik. Sonuçları alacağımız bankoya yanaşmış “nolmuş acaba bu kadar kalabalık” diye biraz sesli düşünürken önümüzdeki bayan durumu izah etti. Bir yurdum gerçeği trafik kazası ve yaralanan bir erkek vardı. Ve oradaki tüm erkeklerde o kazazedenin yakınlarıydı! bunu öğrenince asıl kazanın önümüzde patlamaya hazır bir bomba gibi durduğunu farkettik. Sonuç alma sırası bana geldiğinde bir ses duyduk “nerde buranın amiri”. Biz korktuk itiraf ediyoruz. Hastaneye girerken üst taraması yapılmıyor ve o kadar kalabalığın toplanması hiçde masum gözükmüyor. Hemen bir kirli çamaşır konteynere mı desem ne olduğuna bakmamışım arkasına saklandık. Gürültü yatışınca anında oradan çıkıp uzaklaştık. Sonuçları aldık ama ne ben o doktora gösterebilirdim ne doktor bakabilirdi sanırım. Velhasıl babaaa o gece biraz geç gelebildi işlerinden dolayı geldiğinde beni takip gördüğüm İstanbul Tıp Fakultesine götürdü. Doktorum ilaca başlamam gerektiğine karar verdi. Masum bir ilaç olduğundan hamilelik döneminde de kullanmıştım. Doğum zamanı bırakmış doktorumdan da gittiği yere kadar kullanmazsın sözü almıştım. Şimdi yeniden başladık. Denildiği gibi gerçekten süte geçermi geçmezmi, ileride Çağan buna bağlı bir olumsuzluk yaşarmı (inşallah asla böyle birşey olmayacak) bilemiyorum ama ikimizin iyiliği için verdik bu kararı.

Ben bu yazıyı birkaç günde anca bitirdim : )  malum hastalık. Bu süre zarfında ben iyileştim. Çağan hastalandı ve oda iyileşti. Doktor viral enfeksiyon dedi. Gün içinde epey kustu ve her kusma takibinde ishal görüldü. Çok korkulacak birşey değildi çünkü her kusma peşine Çağan rahatlıyordu ve keyifle oyuna devam ediyordu. Bugünse iyileşmenin şerefine müziği açıp dans ettik çok iyi geldi. Herkese sağlıklı günler diliyorum.

12 Şubat 2015