Gece sütü çiğ yumurta

_DSF0450-22Söze nerden başlasam diye düşünürken öhom farkettim ki (yuhh diceksin ) ben hiç Çağan’dan bahsetmemişim donggg. Yaz yaz yaz ama nerden geldin, ne yaparsın hiç anlatma olacak iş değil dimi ya…

Şimdi kısa özgeçmişimizi yazacak olursak bence gayet kısa ben ve fındığım Çağan Eylül 2013 de buluştuk. İşte bu bizim hikayemizzzz öyle saf öyle temizzzzz : ) Aylar geçti, e tabii yıl geçti 02 Haziran 2014’de Çağan kollarımıza geldi. Yani bugün itibariyle 8,5 aylık cengaver. Hamileliğim başlardaki mide bulantıları ve kusmaları saymazsak çok rahat geçti hatta o kadar sevmiştim ki bitmesin diyordum. Anne olmanın en güzel yanı hamilelik sanıyordum. Heyhat ne kadar da cahilmişim insanın bildiği şey tecrübeleri ile sınırlıymış. Şimdi düşündüm de anne olmanın en güzel yanı ne diye ufak bir liste çıktı. Mesela; Çağan’la ilk buluşmamızda Gönül hemşire Çağan’ın burnunu yanağıma sürdüğünde ikimizinde ağlaması (bumu yani ağlamak mı demeyin o kadar zaman sonra o sıcaklığı hissetmek ömre bedeldi), ilk dönemlerde hım hım iki fırt bir uyku yayıla yayıla emerken son günlerde kucağımda ayaklarını sallayarak sabırsızca bekleyişi, ayrılık korkusunun başgösterdiği bu günlerde karyolasında yatmak istememesi ve yanına uzandığımda elini yanağıma koyarak uyuması yada bazen elele, birşeyi başardığında yüzüne yayılan gülümsemeyi görmek, liste ufak demiş miydim daha saysam neler var ama konudan fazla uzaklaşmayalım. 37. haftaya dek işimin başındaydım. Çağan’la birlikte ev hanımı ve anne oldum. İnanın bu ikisinin bir araya gelmesi insanı at tepmişten beter ediyor tecrübe demişmiydim. Çok hamarat biri değilimdir ama temizlikte iyiyim bir kusurum var ki elim ağır. Hal böyleyken bu dönem birde lohusalıkla çatışınca ne yapıcam, olmuyo, nasıl yetişicem stresleri çok yaşamıştım. Neyseki şimdilerde o kadar kalmadı. Ancak hala mutfak becerilerimi geliştiremedim. Olmuyor, tutturamıyorum. Hani erkekler derler ya annem kadar iyi yemek yapanını bulursam evlenicem falan. Çağan bu konuda hiç zorlanmayacak yemek yapanını bulsa yeter : )  16 haftalık doğum iznim bitince süt izinlerini toplu kullanırım, birikmiş yıllık izinler derken bir 3 ay daha Çağan’layım diye hesaplarken şirketim kanunen süt izinlerinin toplu kullanımının yasak oluşu nedeniyle sut iznimi usulune göre yani çocuk bir yaşına gelene dek günde 1,5 saat olarak kullanabileceğimi söyledi. Bu demek oluyordu ki Çağan 4,5 aylıkken ayrılacaktık. Böyle düşününce çok üzüldüm bir anda korktum nasıl onu evde bırakıp işe gideceğim diye. Babaaaa’yla oturduk etraflıca konuştuk. Çalışmamın bize katacağı ve bizden alacağı ama eğer bir süre daha çalışmayıp Çağan’a bakarsam. Ortak kararımız 6 aylık ücretsiz izin hakkımı da kullanmakta yana oldu. O gece kararımız bizi ve ailemizi o kadar mutlu etti ki. Yöneticim de bu konuda bana destek oldu ve iznimi onayladı tekrar teşekkürlerimi ileteyim. Velhasıl benim 6 aylık ücretsiz iznim 3 Mayıs itibariyle bitecek. Bu kadar. Zamanla tanıyacağız zaten birbirimizi blogda keramet vardır seveceğiz belkide.

Velhasıl benim işe dönme zamanım yaklaştıkça Çağan’a bakacak kişi neyi nasıl yapar acaba diye düşünmeye başladım. Aslında ben döndüğümde 11 aylık olacak ve bugünkü çocukla arasında epey fark olacak ama yinede o günün taslağını çıkarmamız lazım. Bu yüzdendir ki parkta, yolda annesi haricinde birinin çocuk baktığını gördüğüm anda ben yengeç misali yan yan yanaşıyorum hemen; “Efenim merhabalar” “ayy arkadaşa merhaba de Çağan””kaç aylık oldu maşallah””kaç ayından beri bakıyosunuz” “nasıl uyutuyosunuz””yemek yiyormu nasıl yiyor neler veriyorsunuz” falan sorular akıp gidiyor.Bugün ise anadoludaki evini barkını bırakıp 15 aylık erkek torununa bakan bir babaanne gördüm. Çok yorulduğu için çok dertliydi malum o kısmı geçiyorum. Sohbetin ne yediriyorsunuz adlı bölümünde “çiğ yumurta” veriyorum demezmi! “Peki kaçıncı ayında vermeye başladınız” dedim. “kırkına kadar kırmızısını hafif pişirdim kırkından sonra hepsini pişirmeden” dedi. Napim ben şimdi. 9 aya kadar alabildiği kadar anne sütü alsın yoğurt, meyve, sebze çorbasından başka bişi verme diyen doktorumu dinleyeyim önümde canlı örnek çiğ yumurta yemiş çocuğun babaannesini mi dinleyeyim. Ben kendisine maşallah demekle yetindim. Benimde çocukluk zamanımda çiğ yumurta yemişliğim vardır ama ilkokul, ortaokul dönemleridir. Çağan’a ise çiğ yumurta yedirmeye cesaret demeyeyim de ne bileyim yediremem işte.

Katı gıdaya geçiş çok zor bir süreç. Bebeklerde 9.ayda edinilen yemek alışkanlığı tüm yaşamı etkilediğini okumuştum. Her zaman Çağan anne sütü içebildiği için şükretmişimdir. Dışarıdan takviye ile beslemek hakikaten zor. Sıcak su bulmak, biberona mamayı koymak bu sürede acıkmış ve ağlayan bir bebeği idare etmeye çalışmak çok güç. Oysa artık kaçış yok bu çocuk yemek yiyecek. Hani her pazartesi kuru fasülye veya nohut pişer ya böyle menüler geliyor aklıma. Hiç yaratıcı değil dimi. Bu ay itibariyle balık pişireceğim Çağan’a. Mart ayında yüzey balığı olarak Uskumru bulunabilirmiş babam dedi. Daha önce başka balıkların (palamut olması lazım) tadına baktırdığım olmuştu severek yedi sanıyorum hım hım yapmıştı. İnşallah gerçekten sever ve denizlerin durumu ortada inşallah ilerde temiz balık bulabilir diye dua edeceğim.

Aklıma acaba “dünya da o kadar açlık çeken insan varken bunun için dua etmen bencilce ” diye düşünürler mi diye geldi. İçinde bulunduğumuz şartlar içinde tüm insanlık için diledim bunu. Herkese afiyet olsun diyeyim…

Gece sütü çiğ yumurta 25.02.2015