Yeni bir iş, yeni bir dil

_DSC1315
İzin süresi bitiyor. Öyle bitiyor dediysem ilerde bir zaman değil tırnak içinde, artı parantezlerle, bayağııı koyulaştırılmış harflerle belirtmek isterim ki “(yarın)” işbaşı yapıyorum.

Evet bende sordum kendime; ne ara geçti bu zaman? Hani daha dün çıkıyordun doğum iznine. Daha Çağan’ın bir sürü eksiği vardı. Kıyafetleri bile yıkanmamış, yatağı yerleşmemişti. Şimdi o 11 aylık bir “çocuk”, bense 11 aylık anne idim.

Geçiyordu işte zaman. Nasıl ki başladığında hiç bilmediğim bir zamana girmişsem, bittiğinde de unutmaya yüz tuttuğum bir zamana girecek olduğumu biliyorum. Evet 11 aydır anne idim ama aynı zamanda ev hanımı, gelin, evlat, eş, arkadaş, komşuda olmuştum. Annelik eh işte düşe kalka, bata çıka öğreniyoruz. Ev hanımlığı :P. Gelin, evlat, eş çok şükür benden memnunlar sanırım. Arkadaş ve komşu mevzusuna gelirsek buralar heyecanlı gelebilir. Daha önce çocukluk arkadaşlarımdan anne olanlar olmuştu. Ama bu bizi etkilemedi. Onlar hala benim karda yuvarlandığım, mısır patlatıp gülüşmeceli sohbetler ettiğim arkadaşlarım olarak kaldılar. Ancak çocuklu yeni arkadaşlar edindim ve onların birazı komşum. Ben onlara, bize “Park anneleri” diyorum.

Bebeklerini parka getirmiş, bulabildiği bu yegane zaman boşluğunda sosyalleşmeye çalışan, kendi aralarında geliştirdikleri dillerini konuşan çaylak anneler çetesi. Nasıl bir dil derseniz; anne dili ayol bütün kelimeler de bebekli. Hadi biz aramızda böyleyiz. Bebekten önceki sosyal çevreme girdiğimde de konu değişmiyor. Çok güzel çok hoş sorun saatlerce anlatayım bebeğimi, bu bir annenin en mutlu olduğu zamandır. Ama bir de Dilek var. Dilek başka konular konuşmak istiyor. İstediğim kadar konu açayım, o konu hooop geliyor bebekte bitiyor.

Şimdi ise başka bir dil beni bekliyor. İş dili! Toplantı set edip bilançoları compare etmek gerekecek. Yapılacakları check edip, sonrası için aksiyon almam gerekecek. Şakaaa yok böyle bir dil tabi ki. Ama üzerinden bu kadar zaman geçmişken acaba anlamayacağım bir şey çıkar mı demeden edemiyorum. Yarın kaldığım yerden devam ediyorum. İlkokula başlayacak çocuklar gibi. Çantamı hazırladım, ayakkabılarımı çıkardım. Gömleklerimi hala giyebildiğim için çok mutlu oldum. Uzun zamandır makyaj yapmadığım rimelimi aradım. Çağan’dan uğur öpücüğümü de aldım. Tamamım. Haydi iyi mesailer…