Bebek bakıcısı arıyoruz!!!

_DSC8359

Ne aradık yahu. “Köküne kıran girmek” diye bir deyim vardır. Bu, vallahi bizim durumumuzu anlatan yegane cümle bu. Yok.

Daha önce telefonda görüşüp burun kıvırdığım adaylar bir kıymete bindi. Epeydir evli, tiroid tedavisi olduğu için çocuk sahibi olamamış bir bayan vardı. Bir gün çocuğu olur ve biz bakıcısız kalırız düşüncesiyle direk elemiştim. Aslında kimseye sen evlat sahibi olma deme gibi densizliğim yok ancak benimde evladımın geleceğini düşündüğümde onu sürekli başka insanların eline bırakma tercihim yok. Şu tedavi işini açık açık konuşmakta fayda var deyip kendisini görüşmeye çağırdık. Gelen kişi çok konuşkan, sıcakkanlı, Çağan’la iletişimi iyi gibiydi. Referansından çok güzel övgüler aldım. Karşılıklı beklentiler konusunda anlaştık ancak sabah işe başlama saati problem yarattı. Oturduğu yer evimize yakındı ama sabah ilk otobüs evde olacağı saate yakın kalkıyordu. Bu da mı gol değil dedim. Sabah deneme yapalım bakalım kaçta evde olursun dedik, anlaştık, el sıkıştık. Sabah oldu bekliyorum. Saat geçti yok. Az önce gecikecek galiba arayıp sorayım dedim. Telefona meşgul verip bana mesaj atmayı uygun buldu; yol uygun değilmiş gelemeyecekmiş. Haydaaa.

Elimizde hiç birşey kalmadı. İşin garibi artık eskisi gibi endişelenmiyorum. İşe yaramadığını gördüğüm için galiba. Aaa bu arada dün akşam dileğimi diledim ben Hızır’dan. Öyle ya dün hıdırellezdi ve tüm dilekler bir bir istenmeliydi. Akşamüstü Çağan’la bahçeye inerken kalem kağıt aldım. Bir güzel yazdım dileklerimi. Gülün dibine gömdüm. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş. İnşallah Hızır beni yakamdan yakalayacak. Ama vaktimiz biraz kısıtlı bahsetmiş miydim Hızır? Hani diyorum olacaksa biran önce…