İndirim

kampanya1İtiraf ediyorum çok korkuyorum. İndirim yazısını görünce veya kampanya sloganları beni cezbedecek ve ben gidip sırf ucuz olduğu için bahçe sulama hortumu alacağım diye çok korkuyorum.

Her zaman söylerim cimri değilim tutumluyum. Harcama yaparken yapacağım bu masrafın bana katkısıyla birlikte geleceğime yapacağı etkisini düşünürüm. Ne demek istediğimi örnekle açıklayayım. Bir gün sevgili ablacığımla dışarıdayız. Eve dönüş yolunda markete girdik. Bir de nasıl susamışız. Ablam su almak istedi. Suya yeni zam gelmiş ve biz bunu o anda öğreniyoruz. Yarım litrelik pet şişe elli kuruş olmuş (bilseydim bugün 1TL olacağını belki daha makul karşılardım).  Ben çok alınmıştım bu zamma. “Küçücük su bu kadar para verilir mi abla bırak alma eve gidiyoruz zaten evde içersin”  dedim. Demez olaydım ablam hala dışarıda susayınca bunu der durur; “Dilek burdaysa bana su aldırmaz şimdi o yokken alayım” diye. Ama bir sorun neden? Şimdi o pet şişe hem içeriği itibariyle sağlığımıza zararlı hemde doğaya geri dönüşünü hesaplarsanız dünyamız içinde zararlı. Bu ürünleri muhakkak kullanıyoruz artık kaçarımız yok peki hiç olmazsa daha az kullanamaz mıyız? Mesela market insertleri. Onları karıştırmayı çok severim. Ne, nerde, ne kadar bilmek alışveriş yaparken işimi kolaylaştırır ve içimi rahatlatır. Eğer ki güncel fiyatını bilmediğim bir ürün alacaksam çok tereddütlü davranırım. En kötüsü ürünü alsam bile başka yerde fiyatı ne kadarmış  diye yine bakarım. Eğer fiyatı orada ucuzsa üzülür, pahalıysa sevinirim. Siyasete girmeyeceğim ama bazen diyorum ki neden aynı şey farklı yerde farklı fiyata? Neden ben bu zeytinyağını dün alsaydım 16 lira verecektimde, sırf bugün evden çıktım, bugün alıyorum diye 21 lira veriyorum.

Birde puan meselesi var. Diyelim ki markette peynir reyonunun önündeyim, birden etiket çarpıyor gözüme. “Peynirde kampanya 20 liralık peynir alırsan 5 lira puan veriyoruz hadi hadi hadi durma hemen bir kilo peynir al”. “Aaaa” diyorum, “zaten evde çok yeniyor hemen alayımda puan kazanayım”. Aslında ben peynirimi hep sokağımdaki şarküteriden alıyorum.  Hem şarküterici peyniri küçük üreticiden aldığı için destekliyorum, hemde lezzetinden ve tazeliğinden her daim memnunum. Bilmiyorum ki o kampanyalı  peynir kimbilir ne zaman çıktı o rafa, florasan lambanın altında rengi döndü, tadı değiştimi.  Peynir fiyatlarına bakınca uyandım. Peynirin kilosu 20 lira, 5 lira puan veriyor kilosu 15’e geliyor. Sonra uyanıyorum. Yahu ben zaten peynirimi 16 liraya alıyorum. Gaza gelme Dilek. Ya birde çok istisnai sektörler var korktuğum. Mesela pizzacılar. Aman efendim ” şu pizzadan bir tane al 2 tanede bedava veriyoruz” ,”pizzanın yanına şunu al %42 daha ucuz alıyorsun”, “bir tane pizza yeter dedin ama bundan büyük boy alırsan şundan küçük boy avantajlı”. Hadi buyur alsana, kolaysa al diyeyim. Onu mu alayım, bunu mu alayım, onu alacağıma bunu alayım 2 lira fazla vereyim ama bunu almış olayım”.

İşte sırf bu yüzden gidipte pizza almışlığım yoktur. Çünkü tüm o kampanyalar arasında ben kandırıldığımı düşünürüm. Ta ki bu akşama dek. Babaaa dedi ki; “bankanın internet şubesine girdim diye pizzada %50 indirim verdi”.  Derken ekolu ses duyulur ve kendinden büyülü  %50 ve indirim kelimeleri kulağına hoş bir seda gelir. O andan itibaren canın pizza çekmiştir ah olsa da yeseniz.