Biten tatilin ardından

_DSF9244-2Her günü cuma imiş gibi gelen ama bi türlü cumayı göremediğim, çok çalışmalı (pazartesi, salı, çarşamba 3 güncük), geç yatmalı-erken uyanmalı bir haftanın ardından tatil başlasın yehuu…
Sadece bana mı öyle geliyor, çalıştığım için mi yoksa artık yetişkin olduğum için mi bayramlar tatil demek olmaya başladı anlamış değilim.
Mesela bayram sabahı uykumun arasında annemin telefonda konuşan sesini ve “iyi bayramlar” dileklerini duymuş olsaydım yine aynı heyecanla uyanıp babam namazdan gelmiş mi acaba diye yatağımdan fırlayıp bakarmıydım bilmiyorum. Annemin “kimse gelmeden kahvaltı edip sofrayı toplayalım” komutuyla hızlı hızlı yemeğimi bitirip, bir koşu dişlerimi fırçalayıp, evin sağında solunda kalmış gereksiz eşyaları toplamaya başlar mıydım acaba?
Bişi diyeyim mi yapardım. O günkü heyecanı yaşamak için ilk kalkan ben olmuşsam diğerlerini uyandırmak için Barış Manço’nun “bugün bayram” şarkısını bağıra bağıra söyler, Kadriye abla gelmeden bayramlık kıyafetlerimi giymeye koşardım. Koşardım çünkü o bizi hep pijamayla yakalardı.

Çağan’la birlikte geçirdiğimiz bu ikinci bayram oldu. ilkinde Çağan henüz 40 gününü yeni devirmişti. Hava öyle sıcaktı ki Çağan gaz sancısından uyuyamıyor ve biz onu nereye koyacağımızı bilemiyorduk; rüzgar essin ama cereyan yapmasın, güneş görsün ama teni yanmasın. Bugünse elinde topu bebekliğinin geçtiği yerleri arşınladı. Evet görüyorum oğlum büyüyorsun. Şimdilik günün anlamını bilmiyor olabilirsin ama ben senin göreceğin şekilde sarıldım bayramını kutladığım kişilere, sende ilgiyle takip ettin. Büyüdüğünde dilerim benim bayramlarımdan daha heyecanlı, daha neşeli bayramların olur. Dilerim bu güneş ve bu martı peşinden hiç ayrılmaz…