Gerçeklerle yüzleşmek

_DSC8588Bu bayram bizim bayram çocuğu hakkında kafamda bazı soru işaretleri oluştu. Karar veremiyorum bizim çocuk yaramaz mı, değil mi?

Çağan her zaman çok hareketli oldu mesela, 24 haftalık hamile iken doktorum bir tarama testi olan renkli doppler testi istemişti. Test sırasında bebeğin iç organları ve beyin gelişimi taranıyor, herhangi bir anomalinin olup olmadığına bakılıyor, dolayısıyla bebeğin sağı, solu didik didik inceleniyor. Çağan bu test sırasında fıldır fıldır döndü, taklalar atıp durdu ve bir türlü böbreğini inceleme fırsatı vermedi. Doktorun Çağan dursun diye karnımı dürtüklediği oldu. Daha enterasanı işe yaradı, dürtüklenince Çağan bir durdu dinledi doktor hemen böbreği inceledi ve Çağan baktı ki birşey yok takla atmaya devam etti. Doktor “Dilek hanım çamaşır makinesi gibi oğlunuz var bir durmadı sanırım haylaz bir oğlan olacak” demişti. O zamanlar bunun ne demek olduğunu anlamamıştım tabii.

Bayram tatilinde yazı İstanbul’a yakın sayfiye yerlerinden birinde geçiren babaanneden daha güzeli yokmuş bunu anladım. Babaannesindeyken akşamüstüne doğru Çağan’ı deniz kenarına götürdük. Sahilde komşumuz, onun ergenliğe yetişmiş oğlu ve 2,5 – 3 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim yeğeni vardı. Çağan oynayabileceği çocuk görünce koşa koşa yanına gitti ve sanki biz ona kova-kürek almamışız gibi direk çocuğun kovasıyla oynamaya başladı. Başkasının oyuncağı tatlı bunlara. Neyse oynarken ederken komşumuz Çağan’ın diğer çocukların her yaptığını taklit ettiğini görünce pek bir övdü. Sonra Çağan sıkıldı denize doğru bi gitti geldi, bende izliyorum ne yapacak diye. Geri geldi çocuğun saçına yapışacak gibi oldu tetikteki babaaa hemen kaptı Çağan’ı hop dikkat dağıttı olay tatlıya bağlandı ama az önceki aferinlerin yeri “canavar bu” ya döndü.
Gülüştük falan ama içime oturdu “hani az önce zehirdi, hemen kapıyordu cin gibi olacaktı bu çocuk ta şimdi canavar mı oldu” diyemedim. Nasıl ki basit, her çocuğun yapabileceği, zaten bu yaşta her çocuğun genlerinde olan kendinden büyüğü taklit etme becerisini bu kadar abartmaya luzüm olmadığı gibi yine bu yaşlarda görülen benlik duygusu gelişimi ile çocukların sert tepkiler (saç çekmek, tokat atmak vs) verebileceği, gözüne kum kaçmaması için “çocuğun rüzgarın ters yönüne oturtulması gerektiğini 3 çocuk yetiştirmiş olduğu için tecrübeli olan birinin” biliyor olması gerektiğini söyleyemedim. Yaramaz mı şimdi bu çocuk?

Arkadaşımı ziyarete gittik. Her çocuğun rüyası kalabalık bir ev ve değişik eşyalar Çağan’ın da başını döndürmüş olsa gerek, kah balkonda taburelerde, kah holde kitaplık derken dokunmadığı eşya kalmadı. Arkadaşımın annesi yemekte bize karşı komşusunu ve Çağan’dan 4 ay büyük oğlunu anlattı. Laf lafı açtı o çocuk Çağan gibi olsaydına geldi. Peki ne dediler “Aaa Çağan gibi olsa ona kapıyı açmazdım”. Niye ya yaramaz mı benim oğlum?

Başka çocuklarda elindeki oyuncak çekici vurmak suretiyle duvara dakikada yirmi küsür çentik atar değil mi? Her çocuk daha emeklemeden komando gibi sürünürken anten kablosunu yerinden söker değil mi? Bazen kirli çamaşır sepetinden Çağan’ın oyuncakları çıkıyor, kurusun diye askıya astığım çamaşırlar arkamı dönmemle yere iniyor, buzdolabı açılsında içine dalayım diye önünde oynuyor, parkta hiçbir oyuncağa 10 saniyeden fazla ilgi göstermiyor ama topun peşinde saatlerce koşturabiliyor.
Zaten her çocuk böyle değil midir yahu çocuk dediğin nedir yani? Bana yaramazlık mış gibi gelmiyor. Çocukluğun doğasından değil midir tüm bunlar? Bence Çağan biraz yorucu bir çocuk olabilir ama bizimle geziye çıktığında uykusu gelmemişse ve aç değilse çok uyumlu tamamen meraktan beslenen bir tıfıl. Dimi öyle yani?