Unutkanlık üzerine söyleşiler

_DSC7304Unutuyorum, zaman bulamıyorum, itiraf ediyorum yapmıyorum.

Daha önce de burada bahsetmiştim  Çağan doğduğunda ilkler takvimi yapmaya başlamıştım. Yeni doğan bebeklerde çok ani büyümeler, hızlı hızlı level atlamalar olduğundan birden bire bebeğinizi o güne kadar hiç yapmadığı bir şeyi yaparken görebiliyorsunuz. Ancak bir süre sonra deneye-yanıla öğrendiği şeyler artınca ve siz her denemeyi gördükçe neyi ne zaman yaptığını kestiremiyorsunuz. İşte birazda bu yüzden, sırf bu yüzden artık ilk yaptığı şeyleri pek not düşemiyorum, en son Nisan ayında not düşümüşüm anlayın yani.

Ben artık kimi unutmam dediğim şeyleri unutur oldum.
Mesela şuraya koyuyorum asla unutmam deyipte arayıp arayıp bir türlü bulamadığım çok olmaya başladı. İster hayatın yoğunluğu ister günlük koşturmanın verdiği unutkanlık diyelim bir şeyler değişiyor, yapamıyorum.
Ben bazı şeyleri takip etmeyi severim. Sıvı yağ şişesinin ne zaman açıldığı mesela. Şişeyi ne kadar sürede tükettiğimi bilmek isterim. Ve yahut diş fırçasının kullanılmaya başlandığı tarih. Genelde hafızada kalıcı, çağrışım yapacak günleri seçmeye çalışırım; ay başında, bayram bittiğinde, doğum günümde falan diye. Başarılı da oluyordum. Ama artık hatırlayamıyorum. Geçen gün diş fırçasını evirdim, çevirdim zamanı gelmiş midir diye düşündüm gözüme eskimiş geliyor ama daha da süresi dolmamışsa hani kullanayım israf olmasın diyorum. Ne zamandır kullanıyorum hatırlayamadım.

Çağan’ın bez kutusunu açtım dedim ki “bu kutu şu güne kadar gidecek mi bakalım”, maksat bütçeyi tutturmak. Hayır verdiğim tarihi unuttuğum gibi, kutuyu açtığım günü de unuttum.

İşin özü ben bu ilkler takvimime ara vermiş olabilirim ama kaldığım yerden devam edeceğim. Şimdi hatırlayamıyorum iki haftadır Çağan’ın eline aldığı şişeleri bize getirip “aç aç” dediği ilk tarihi sonra nasıl hatırlarım. Ayakkabısını eline alıp bana getirdiği tarihi. Özellikle kıvırcık yemek istediği günü nasıl hatırlayacağım.

Geçen akşam parkta ilk defa tırmandı Çağan. Tarih atıyorum 29 Temmuz 2015, eller ve dizlerin yardımıyla tırmanarak kaydırağa çıktı. Olur da bir gün bakarsam gülümserim “vay be” derim “kaydırağa tırmanmış”.

Not: Bu arada fotoğraf 6 Haziran 2015’de çekildi, o zamanlar merdivende ancak 1.basamağa çıkabiliyormuş. Büyük ilerleme…