Çocuk Oyalamak

Ne bebeğim olacağını öğrendiğimde, ne doğumun yaklaştığı dönemde ne de bebeğim doğduktan sonra. İnsanlara gerçekten çaresizce “siz ne yapıyordunuz?” sorusunu sormamıştım.

Doğuma 2 hafta kala Çağan’ın yatağını almaya gittiğimizde acaba başka ne almamız gerekir diye düşünmüştüm ve küçücük, benden başka kimseyi tanımayan, bakıma ve sevgiye muhtaç bir bebeğin bizim sevgimizden çok neye ihtiyacı olabilir ki demiştim. Annelikte tamamen iç güdüsel davrandım. Çok tavsiye dinledim, çünkü severim tecrübeyi. Herkesin her konuda bir fikri vardı da kimse “boşuna uğraşma oyalayamazsın çocuğu” demedi._DSC0608

Çocuğunuzun erken kalkma alışkanlığı varsa süper, bu erken yatıyor manasına geliyor. Erken yatan bir çocuktan daha güzel ne olabilir? Çocuğu yatırırsın sende boş kalan o bir-iki saatlik zamanda kendin için birşeyler yaparsın. Kötü haber vermek istemem ama erken yatan çocuk erken kalkar. Sen sinemaydı, mısırdı derken yayılırsan sabah vinçle zor kalkarsın o yataktan. Şansın varsa yatakta biraz oyalamayı denersin. El oyunları, şarkılar, masallar. Bütün gece uyumuş, yüzde yüz enerji dolmuş bir çocuğu ne kadar oylayabilirsen artık. Dahası çocuk uyanır uyanmaz “avıvudjfhasdfll” nidalarıyla etrafta koşuşur, sen daha gözünün önündeki lego parçasını göremezsin ve üzerine basmak kaçınılmazdır. Günaydın.

İlk işimiz kargalarla kahvaltı yapmak oluyor. Tadına vararak demek isterdim ama karnı doyunca mama sandalyesini mengene zannetmeye başlayan bir ufaklığınız varsa benim gibi hızlı hızlı karnınızı doyurursunuz. İtiş kakış mutfağı toplayıp, hava güzelse açık havaya çıkarız. Ne diyordu kitaplar; çocuğunuzla yapacağınız bin bir etkinlik listeleri; açık havaya çıkın. Ağaçlara dokunur, kuşları bakarız. Geçen arabalara bakar dikkat çekici özelliklerini sayarız. Etrafta neler olup bittiğinin dedikodusunu yaparız. Ama bunların hepsini koşturarak yaparız. Malum çocuğun doğasında yok durmak.

Eve geldiğimizde oyuncaklarla oynayacağız diyelim. Kutudan tek tek çıkartıyoruz ki bir süredir görmediğimiz oyuncak varsa biraz incelesin. Ama hiçbir oyuncak mutfaktaki kepçe, rende, süzgeç, el süpürgesi, plastik kaplar kadar eğlenceli olmuyor. Tüm bunlar karıştırma- keşfetme duyularını kullanarak ince motor gelişimini desteklemekte. Bu yüzden kendi istemedikçe, kendi almadıkça oyuncakları çıkarmıyorum. Emin olun asla oyuncak aramıyor._DSC0634

Öğleden sonra fotoğraf festivaline gitmek istedik. Çağan’la nasıl olacak, nasıl gezeceğiz diye düşünmedik değil. Yorulacaktık ama Çağan’ın kazanacağı tecrübe her şeye değer dedik. Alanın müsait olduğu sergilerde Çağan’ı yerde bıraktım gezindi, dokundu, baktı, inceledi. Müsait olmadığı alanlarda ise onu kucağıma alıp fotoğraflar hakkında konuştuk. Durup benimle inceledi demek çok isterdim ama hayır öyle olmadı. O yerden aldığı taşları bir bir avucuna toplamakla meşgul oldu. Taşları bir elinden diğerine geçirmeyi denedi. Farklı cisimlere vurarak çıkan sesleri dinledi. Uzanabildiği fotoğrafların altında ne var diye merak etti . Labirenti andıran sergi salonunda kaybolma oyunu oynadı.

Böyle işte sevgili dostlar bende oturup Çağan’ın bilişsel gelişimine katkıda bulunacak etkinlikler, faaliyetler yapmak isterim ama inanın dikkatini çekemiyorum. Çocuklar büyüklerin onlar için düşündüğü dünyayı istemiyor. Onlar gerçek dünyada gerçeklerle büyümek istiyor. İzliyor nasıl yapıyorsun, ne konuşuyorsun, neye gülüyorsun. Çocuk oyalamak bence bir sanat. Bu sanatı da en iyi annane-babanne’ler biliyor. Sordum anneme “nasıl oyalayacağım ben Çağan’ı” diye. “Uğraşma oyalayamazsın” dedi. Bitti bu kadar.