Ne haber?

Gerçekten iyi haberler var. Böyle giderse Çağan emmeyi 2017’nin baharında bırakacak gibi gözüküyor!

En son geçen hafta yatmadan önceki emzirmeyi bırakma 2. seansında Çağan zıvanadan çıkıp “istiyorum neden neden hayır diyorsun” diye bağırarak isyan edince bırakma işine bir süre ara vermeyi ikimiz içinde uygun bulmuştum. İçimden bir ses öyle demişti işte. Kendime “Dilek zorla güzellik olmaz elbet bir yolunu bulacaksınız” demiştim. Hiçbir zaman kolay hayır diyebilmiş biri olmadım. Çağan’a ise galiba hiç hayır demiyorum.  Annesinin sıcaklığını duymak, karnını doyurmak, kendini güvende hissetmek isteyen birine nasıl hayır diyebilirdim. Ona nasıl bundan sonra yok başının çaresine bak derdim. Diyemezdim. Diyemedim de. Öncelikle o hafta sonunu eskisi gibi sürdürmeye devam ettim. Zaten dışarıda olacaktık ve yoğun bir program vardı o kadar hengamenin arasında bunu dayatamayacağımı düşündüm. Pazartesiye de ben kendimi yorgun hissettiğim için es geçtim. Ama salı gelip de çatınca bir şey denedim. Eve gelince her zaman ki gibi sarıldım ona, öpüştük koklaştık. O bir yandan emerken ben ona ne olacağını anlattım. “şimdi emzirdiğimi ama sonra sütün biteceğini yatmadan önce birbirimize sarılıp öyle uyuyacağımızı, ama isterse masal anlatabileceğimi” vs.vs. Ben anlatırken beni dinledi ama çok da ihtimal vermemiş olsa gerek cevap vermedi. Hoş zaten mucize olup konuşmasını beklemiyordum ama en azından itiraz eder diye düşünüyordum. Biraz hava almak bahanesiyle dışarı çıkardım Çağan’ı. Yatma saati gelince de dediğim gibi yapıp emzirmedim.

Yatağa yan yana yattık bende hemen bir oyalamalar, bir konuşmalar. Anlatıyorum neden memeye ihtiyacı olmadığını, emmeden de uyuyabileceğini. Dinledi, dudaklarını büktü, yastığa kapaklandı. Ben ona sarılmaya devam ettim ama o her defasında beni ikna ettiğini düşündü. Ben masal anlatmaya devam ettim. Yorganın altına girdi, çıktı. Döndü, sırt üstü, yüzüstü, bacaklarını üzerime attı bir ara mecalinin kalmadığını hissettim ve masalı bitirdim. Gökten üç elma düşmüş (elbette ellerimizle yakaladık bir kere ısırdık babaaa’nın elmasını kenara koyduk) Çağan gözlerini kapatmış, yatmış uyumuş. Elleriyle gözlerini kapatıp bana döndü. Bir süre ne yapacak diye sessiz onu izledim. Nefesi sessizleşti, küçücük elleri yüzünden kaydı ve uykuya teslim oldu. Benim ise yüzümde şaşkınlıkla, mutluluk arasında sıkışmış kalmış bir his yayıldı.

Ne olur ne olmaz belki bir gecelik birşeydi hemen sevinmeyeyim dedim. Ertesi gece bir daha ve ertesi gece bir kez daha bu şekilde devam etti. Bu kadar tesadüf olmaz artık tamamdır bence. Bu sadece bir öğünün bitirilme hikayesi. Sırada gece beslenmesini kesme var ki bence bunu da büyük ölçüde aştık. Eskiye göre daha az uyanır oldu. En son ise ben akşam eve geldiğimde ki emmeyi bırakarak bir dönemi kapatırız diye planlıyorum. Bir öğün için bir hafta harcadığımızı düşünürsek ay sonuna belki de tamamen bitmiş olur. Yeni yılda kendine yeten, bağımsız bir çocuğa merhaba diyebiliriz.

Belki benim gibi nasıl yapacağını bilemeyen biri daha çıkar bunları okur ve biz ona bir fikir veririz. Kestim…