Yeni yıl yeni yıl yeni…

Bizlere kutlu olsun, yeni yıl yeni yıl yeni yıl yeni yıl, sizlere kutlu olsun…

Bu şarkıyı ne çok söylerdik değil mi? Bu sene yeniden dilime dolandı. Üstelik Çağan’a biraz heyecan katmak için zıplayarak falan söyledim. Bu yıl olsun mutlu bir yıl bu yıl olsun dedim. Çünkü bence 2015 dünyaya hiç iyi gelmedi. Kaos, güç ve para savaşları, ırkçılık, ben yaptım oldu anlayışı, doğanın hiçe sayılması, reklam, pazarlama, olanı farklı göstermek, olanları görmemek daha birçokları sayılabilir. Birde tüm bu olan bitenler karşısında kendini suçlu hissederek, her acıda yas tutarak yaşamaya çalışmak, zaten küçük olan mutluluğunu gizlemelisin diye düşünmek sanırım küçük dünyamızı yeterince karartmakta. Maalesef 2015’i “geleceğe dair hiç umut kalmadı, hepsini yaktık” diye hatırlayacağım.

nearaanneoldum_kar

Ben 2015’i kendim için değerlendirmek istedim. Yılın ilk yarısı emekleyen, ayağa kalkmayan çalışan, yemek yemeğe heves eden bir Çağan’la geçti. Güne 6 gibi başlıyordum ve belki sadece yarım saat öğle yemeği molası verip tüm gün bebek bakımı, ev düzeni devam ediyordum. İşe döndüğümde çok bocalamıştım. İki hafta benliğim boşlukta dolandım. Kendimi ne iş yerine ait hissettim ne de evde bir bütün olduğumu. Benimle aynı durumu yaşamış arkadaşlarımın gözlerinin içine baktım “ben böyle mi yaşayacağım” diye. Geçecekti zaman her şeyin ilacıydı. Geçti veya şekil değiştirdi tam emin değilim ama bir düzen oturttuk.

Yeni yıldaki en büyük değişimim artık emzirmiyor olmak. Benim emzirmeyi bırakma kararım ne gece bunun için sık sık uyanıyor olmak, ne de sürekli beslenmek ve su içmek zorunda olmaktı. Ben artık emerek kolay ve hızlıca karnını doyurabilen Çağan’a yemek yedirmekte zorlanıyordum  ve artık bazı kelimeleri söyleyebilen  ayrıca ne istediğini çok iyi işaret edebilen bir çocukla toplu taşımada, kamu alanlarında, sosyal ortamlarda çok zorlanıyordum.  Uzun süredir emzirmeyi azaltmak, belli öğünleri kaldırmak için uğraştım. Bakınız; emzirmeyi bırakma serüvenimiz tık tık. Bir süre daha geceleri ve gün içinde bir kere emzirerek devam ettim. Geçtiğimiz hafta ise BUM tüm öğünleri kestim. 3 gün itiraz etti. Ama bir dakikadan fazla sürmedi dikkatini başka şeylere yoğunlaştırdım. Dördüncü gün “aaa aklıma geldi anne beni emzirsene” modunda takıldı. Altıncı günün sonunda hiç sormadığını farkettim ve bugün Çağan tam 20. ayına girdi ve artık o kendi kendine yetebilen bir birey. Ve ben bu bir haftanın sonunda beslenme çantası modundan çıkıp “anneeee” diyerek sarılınan kişiye döndüm. İkisi de çok ayrı mutlulukmuş ama beslenme çantasını çok özleyeceğim.

Çağan şimdilerde konuşma denemeleri yapıyor. Annane veya babaanne konuşmaları çok şeker. Telefon elinde diğer eli yukarı aşağı birşeyler anlatıyor ve karşıdaki gülünce kendi de gülüyor onu gören ben daha bir gülüyorum nedense (evet eline telefon veriyorum ancak bunun sıklığını ve süresini minimum derece de ayarlamaya çalışıyorum, mesela 2 gün arayla belki bir dakika). Bu hafta bazı kelimeleri ise duyduğu anda söyledi pembe bunların ilki.

Oyuna gelince hala bir oyuncağa veya oyuna ilgisi 5 dakikadan fazla sürmüyor ama bu hafta farkettim ki artık şekil oyunlarını çok rahat oynuyor. Ahşap yapbozların yerlerini çok rahat buluyor. Legoları dizmek en büyük el becerisi ve resimli kitap karıştırmak her defasında “ooo” diye şaşırmak favorisi.

Başka başkaaa uyku konusu var. Öhöm uyku konusunda çok rahatız. Çağan masal dinledikten sonra boynuma sarılıp uykuya dalıyor evet ben yanında yatmış oluyorum. O bizim yatağımızda yatıyor. Bu böyle çünkü ben yanımda yatmasına bayılıyorum. Uykumun bir arasında karnımda bacağını hissetmek, bana döndüğünde uyur uyanık anne deyişini duymak beni çok mutlu ediyor. Ben bazen “acaba böyle uyutmaya alıştırdım kötümü yapıyorum” diye düşünürken geçenlerde bir arkadaşımla konuştum. Çocuklardan laflarken belli ki çevre baskısından dolayı kısık sesle biraz da kendini suçlu hissederek “napim ayağımda sallıyorum” dedi. “Keşke bende sallamadan yanında yatarak uyutabilsem” dedi. Halbuki bende “yanımda yatmaya alışmasaydı da varsın ayağımda sallasaydım daha mı iyiydi” modundayım. Ah bu anneler hep biz kendimizi bu hale getirdik. Halbu ki hepimizin doğrusu en doğru. Çağan bir süre daha benimle yatacak. Yaza doğru başka planlarım var bunda da aşama aşama ilerlemeyi düşünüyorum. Tamamen doğal ebeveynlik, annelik içgüdülerimle.

Bu da yeni yılın ilk fotoğrafı olsun. Çağan karda yürümeye bayıldı. Karlar ayağının altında ezilirken gırç gırç bata çıka neresi olursa yürüdü. Elleri soğuk kara değince ki yüzünün hali bu. Karla birlikte bu yıla tertemiz bir sayfa açmış olduk. Dilerim tüm dünyaya barış, sağlık ve adalet getirir. Ayrıca yeni yaşın kutlu olsun Dilek…