nearaanneoldum vol.2

nearaanneoldum_aycicegiBu çocuk beni çok güldürüyor ne yapacağım ben şimdi? Dün şu şarkıyı dinliyordum. Çağan nakarattan sonra gelen “uuuu” kısmına eşlik etmeye başlayıp beni mest edince, sanırım akşama kadar 20 sefer dinlemişimdir. Bugünde dil çalışmaları yapıyor (dilini üst damağından önce ön dişlerine sonra üst dudağına değdirerek “lar lar lar” dediğini farzet) elinde bir obje evirip çevirirken bir dakika kadar bunu yaptı. Sonrada eline bir şey alıp telefonda konuşuyormuş taklidi yaptı ama gerçekten o anda cümle kurduğuna beni de inandırdı.

Beden egzersizleri aynen devam ediyor. Şöyle ki ahşap iskeletli kendinden minderli bir kanepemiz var. Bunun üstüne çıkıp zıplayıp zıplayıp yere düz bir şekilde atlamaya çalışıyor. Yine aynı kanepenin duvara dayalı sırt kısmına çıkıp ellerini yanlara açıp (böylelikle duvara tutunduğunu varsayıyorum) koltuk sırtında yürüyor. Başı ve elleri yatakta, yatakla biraz arası olan komodine ayaklarını uzatarak köprü kurmaya çalışıyor. Mutfak tezgahının kenarına parmaklarıyla tutunup ayaklarıyla çekmecelerin kulplarını basamak yapıyor. Evet az kaldı tezgaha tırmandı diyebilirim. Bu kadar aksiyondan sonra “uuuu” diye şarkı söyleyince kendi çocuğum kendime öyle naif geldi ki nearaanneoldum dedim bir kez daha.

Haftasonu tamamen evdeydik market alışverişi için çıktığımız 2 saati saymazsak hep evdeydik. Dışarısı soğuk ve rüzgarlı olunca hiç çıkmadık evdeydik demişmiydim. Yani Çağan’ın bütün enerjisi benim üzerimden iletildi. Yemeği uyurken hazırladım, masayı uyuduğunda toplayabildim. O uyuduğunda azıcık zaman ayırıp elimdeki kitabı bitirebildim. Takıldığınız bir konu olursa lütfen sorun anlatmaya devam ediyorum.

Bir arkadaşım “bazen yazılarını okurken anlamadığımı düşünüyorum” dedi. Valla dedi. Çünkü çocuğu yok. Elini öne doğru uzatıp “heh işte ondan” dediğini duyar gibiyim. Anne olmadan önce bende anlamazdım. Hayatımdaki annelerin (annem dahil) çocuk büyütürken yaşadıklarını hiç farketmedim. Ben sadece çocuğu seven taraf olurken o anda hissedilen mutluluktan başka bir duygu hissetmezdim. Aksi olsa kimse çocuk sahibi olamaz sanırım. Ancak anne olmak benim için çok büyük bir vicdan azabı demek. Sürekli biri için kaygılanmak, sürekli daha fazla sevmek, yedirmek, uyutmak, oynamak hep az yapıyormuş gibi kendini yetersiz hissetmek. Bir şeyler başarmasına destek olabilmek, yapamadığında üzülmesin diye ilgisini çekmek. Eğlendiğini gördüğünde biraz daha güldürmeye uğraşmak. Ağladığında gözyaşlarını öpücüklerle silip teselli etmek. Anne olmak zamanı iki kat hızlı, hep bir adım önde yaşamak demek. Saat daha 8:45 iken 9 olmuş görmek. Ayın 10’nda ay bitti demek. Her yeni annede kendini görmek. Bir isteği var mıdır diye gözünün içine bakmak demek. Anne olmak annenin derdini bilmek demek.