Alfa, beta, gama ama ne gam!

Bu başlıktaki tek kelimeyi cımbızla çekiyoruz ne kaldı? Hangisini çektiniz? Ben söyleyeyim beta. Zaten beta alana gam bedava…

Geçen hafta Çağan şöyle bir ateşlenmişti. Ama uzamadı biraz da huysuzluğu vardı zaten zamanıda gelmişti, herhalde arka azılar çıkıyor dedik. Bu hafta çarşamba günü tekrar başladı ufak ufak ateşlenme ve hafsizlik. İştah otomatikman sıfırlandı ama huysuzluk tavan yaptı. Ateşle geçen gün sayısı üçe dayanınca çocuğu kaptığımız gibi soluğu hastanede aldık. Biz uzaktan ısı ölçen bir cihaz kullanıyoruz. Benim evde ölçtüğüm 38 derece ateş Çağan’ın açık havaya çıkması ile düşmüştü. Ama hastaneye vardığımızda hemşire kulak içi ateş ölçer ile 38,7 ölçtü. Buradan duyurumdur kesinlikle kulak içi ölçer cihazlar daha iyi sonuç veriyor. Aslında el ayak buz kesip, ten soğuyunca ateş yükseliyormuş içten yanıyor. Bizim temassız alından ölçüm yapan cihazımız ne işe yarar bu durumda sorarım. Nitekim muayene edildiğinde ciddi bir boğaz enfeksiyonu olduğu görüldü, testler yapıldı, enfeksiyon çok yüksekti. Şöyle izah edeyim en yüksek değeri 5 olması gereken bir testin sonucu 114 çıktı gözleri kocaman açılmış, şaşkınlıktan düşmüş çene emojisi. Normal bir boğaz enfeksiyonu değilde beta virüsünün yol açtığı bir enfeksiyondan şüphelenildi. Görünüş beta virüsünü andırıyormuş. Hastalığın teşhisi boğazdaki beyaz kısımlardan alınan kültür örneği ile yapıldığından ve 2 yaş altına kültür testleri uygulanmadığı icin yapılmadı.

Doktor hızlı ve garanti sonuç almak için yatarak tedavi önerdi ki kesinlikle önemliydi. İki gün serum ve yüksek dozajlı antibiyotik verildi. Bir çocuğu elinde serumla tüm bir gün bir gece yatakta yatmaya nasıl ikna edersiniz? Tabii ki çizgi filmle. Niloya sen ne şirin kızsın. Ancak gece uyurken serumu kontrol etmek çok zor oldu. Sabaha karşı Çağan dönmeye çalıştıkça ben çevirdim ama o sırada damar yolundaki iğne oynamış ve serum deri altına gittiğinden dirsekten aşağısı kaskatı şişmişti. Hemen iğne çıkarıldı ve kol alkollü pamukla sarıldı. Üzerine ara ara soğuk kompres yaptık ama kolun eski haline dönmesi bir günü buldu. Bu olaydan sonra damar yolu ayak bileğinin içine takıldı. İlacın bacaktan alınması etkinliğini azaltsa da çocuklar için çok daha pratik bir yöntem. Hastaneden çıktıktan sonra bile ayaktaki damar yolunu çıkarmadık ki iğneler buradan yapılsın her defasında canı acımasın.

Dördüncü gün tedaviye şurup antibiyotikle  devam ettik. Çağan’ın genel hali iyi olduğundan testler tekrarlanmadı. İştahı yerine geldi ancak bu defa da antibiyotikler diyareye yol açtı. Bugünkü skoru 5 varın siz tahmin edin. Bunun için özel bir şey yapmıyoruz ancak antibiyotik bitiminde devam etmesi halinde probiyotik takviyesi yapabiliriz. Gel gelelim bir enfeksiyon geldi geçti hayatımızdan. Çok zor oldu bu arada Çağan 700 gr yakın kilo verdi. Resmen çöp kaldı kolları bacakları. Bende evladım eridi bitti tripleri. Bir yandan da bu ileride bağışıklığını güçlendirdiği için okul hayatı kolay geçecek düşüncesi var, teselli oluyor.

Herkese bol sağlıklı günler diliyorum…